BÜYÜK GAP VE PORTAKAL ÇİÇEĞİ FESTİVALİ

Tüsçad üyelerine eşsiz bir gezi. Gurmenin Başkenti Güneydoğuya sağlıkçı çıkartması..

DÜNYA BİR EV OLSAYDI MUTFAĞI GÜNEYDOĞU ANADOLU OLURDU… & PORTAKAL ÇİÇEĞİ BÜYÜLÜDÜR, RUHUNUZ YIKANIR-GENÇLEŞİRSİNİZ.


5 GECE KONAKLAMALI GAP TURU  & ADANA PORTAKAL ÇİÇEĞİ FESTİVALİ

1.GÜN: GAZİANTEP,HALFETİ

Siz değerli misafirlerimizle belirtilen noktalarda buluştuktan sonra keyifli yolculuğumuza Gaziantep’e doğru başlıyoruz. Sabah sizlere yolculuk esnasında vereceğimiz kahvaltı paketimizi ikram ettikten sonra Cumhuriyetimizin en önemli mihenk taşlarından biri olan şehir Gaziantep’e varıyoruz.

Bir çok yemeğin en güzelini Gaziantep’te yiyebilirsiniz. Şehre gitmeden önce diyetteyim modundan çıkmanız şart! Baklavası, katmeri, kebabı, yuvalaması, beyranı, küşlemesi ile diyet bozdurur çünkü…

İlk durağımız olan Zeugma Müzesine varıyoruz. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi ; Gerek bina büyüklüğü gerekse sergilenen mozaiklerin kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük mozaik müzesi olarak bilinmektedir

Rehberimiz eşliğinde Zeugma Müzemizi gezdiken sonra Gaziantep’in kalbi olan Bakırcılar Çarşısına geçiyoruz. Çarşıda verdiğimiz serbest zamanda alış verişlerimizi yaptıktan sonra Baharat Çarşısına geçiyoruz. Taş parkeli yolları üzerinde ahşap dükkânlardan oluşan Kürkçü Han ve Bakırcılar Çarşısının hemen karşısında yer alan Almacı (Elmacı) Pazarı ve çevresindeki baharatçı dükkânları, beş duyuya birden hitap ediyor. Baharat Çarşı gezimizi de tamamladıktan ve serbest zaman verdikten  sonra Gaziantep kalesinin önünde toplanarak fotoğraf molası ve serbest zaman veriyoruz.

Daha sonra otelimize geçiyoruz.

KONAKLAMA OTELİ: KULE HOTEL 4 ⃰ vb.
SABAH KAHVALTISI: OTEL
AKŞAM YEMEĞİ :  BELİRLENEN BİR RESTORAN


2.GÜN:  ŞANLIURFA

Sabah kahvaltımızı otelimizde aldıktan sonra Peygamberler şehri olarak ta bilinen Urfa’ya doğru yola çıkıyoruz.    Peygamberler şehri ŞANLIURFA, sayısız medeniyete ev sahipliği yapan, açık hava müzesi görünümündeki Anadolu kenti. Fırat ve Dicle nehirlerinin hayat verdiği deltada kurulan, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Şanlıurfa, zengin kültürel mirası ve arkeolojik kazılarda elde edilen buluntularla gezilecek görülecek çok sayıda yere sahiptir.

Balıklıgöl (Aynzeliha ve Halil-Ür Rahman Gölleri), Şanlıurfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl’ü ziyaret ediyoruz.

İbrahim peygamber, Nemrut tarafından bugünkü Urfa Kalesi'nin bulunduğu tepeden ateşe atılır, ateş suya odunlar da balığa dönüşür. İbrahim'in düştüğü yer Halil-ür Rahman Gölü'dür. Rivayete göre Nemrut'un kızı Zeliha da İbrahim'e inandığından onun peşinden atlar. Zeliha'nın düştüğü yerde ise Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Rehberimizden bilgilerimizi aldıktan sonra Eyüp Peygamberin çile çektiği ve yıkanıp şifa bulduğu mağarayı ziyarete gidiyoruz.

  Daha sonra yolculuğumuzu harran evlerine doğru yapıyoruz. Evler komşuların akraba olmasından dolayı yan yanadır. Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır

Harran evlerinde yöresel kıyafetlerimizi giyip fotoğraflarımızı aldıktan sonra İlk İslam Üniversitesini ve Sin Tapınağını ziyaret ediyoruz.

Yolculuğumuza  Tarihteki en eski ve en büyük ibadet yeri olan Göbeklitepe’ doğru devam ediyoruz. M.Ö 10 bin yılına kadar uzanan bir yapıya ev sahipliği yapıyor. Keşfedildiği tarihten günümüze gelene kadar yerli ve yabancı birçok turist tarafından yoğun ilgi gören Göbeklitepe, tarihin gizemli gerçeklerini ortaya çıkarıyor ve tekrar sorgulanmasını sağlıyor. Örencik Köyü’nde yer alan Göbeklitepe, Şanlıurfa’ya 20 km mesafede yer alıyorMezopotamya olarak adlandırılan Göbeklitepe, yüzyıllar boyunca pek çok uygarlığın hem doğuşuna hem de çöküşüne tanıklık etmiştir. Bu sebepten dolayı kritik ve önemli bir nokta olarak kabul edilen bölge, üst üste dizilmiş taşlardan ve dev sütunlardan oluşuyor. Dini amaçlı yapılan bu T şeklindeki sütunların boyu 3-6 metre arasında olup, üzerinde insan ve hayvan figürleri bulunuyor. Tarihteki en eski tapınaklardan biri olan Göbeklitepe, aynı zamanda dünyanın en büyük tapınma merkezi olarak varsayılıyor.. UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Miras Listesi’ne girmiştir.                                
 
KONAKLAMA OTELİ: ŞANLIURFA ASİL HOTEL  4 ⃰ ,HARRAN HOTEL 4 ⃰ , NEWTON HOTEL vb.
SABAH KAHVALTISI : OTELDE
AKŞAM YEMEĞİ : SIRA GECESİ

3.GÜN: MARDİN

Kahvaltımızı otelimizde aldıktan sonra  Medeniyetlerin buluşma noktası MARDİN’e doğru yola çıkıyoruz. Mardin kültür ve tarih meraklıları için benzersiz bir cennet. Farklı inançların ve kültürlerin bir arada yaşadığı kent, zengin tarihi geçmişi, bereketli toprakları, hoşgörü atmosferi ve etkileyici taş yapılarıyla Anadolu’nun en görkemli yerlerinden biridir.

İlk önce eski Mardin ‘e uğrayarak ulu camii ve dar sokakları (abaralar) rehberimizin anlatımıyla geziyoruz.

Gezimize Rehberimizden araçta bilgilerimizi aldıktan sonra yolculuğumuza Kırklar kilisesi ile devam ediyoruz.

  Kırklar Kilisesi (Mor Behnam) 569 yılında Süryaniler tarafından Mor Behnam ve kızkardeşi Saro adına inşa edilmiştir. 12. yüzyılda Mardin'deki asıl Kırklar Kilisesi Cami'ye(Şehidiye Camii) dönüştürülünce Mor Behnam Kilisesi Kırklar Kilisesi olarak isim değişikliğine uğramış ve halen bu isimle anılmaktadır. 1170 yılında kırk şehitlere ait kemikler bu kiliseye getirilmiştir.Kilise gezimizi tamamlayıp fotoğraflarımızı aldıktan sonra Kasimiye Mederesesi’ne geçiyoruz.

700 yıllık bir tarihe sahip mükemmel bir mimari Kasımiye medresesi… Medrese duvarlarında astronomi ve tıp bilimine ait simgeler mevcuttur. Rivayetlere göre  medresenin avlusundaki havuzda akan su tasavvufi bir betimlemeyi saklıyor. Suyun akışı ile doğumdan ölüme kadar insan hayatı ve sonrası simgelenmiştir. Çeşmeden çıkan su doğumu, döküldüğü yer gençliği, ince uzun oluk olgunluğu ve suların bir havuzda toplanması ölümü temsil eder. Daha sonra bu su kanallarla toprağa aktarılır ve buda topraktan tekrar can bulur.

Mardin turumuzu tamamladıktan sonra siz değerli misafirlerimizle Diyarbakır’a doğru yola çıkıyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ve en gelişmiş kenti olan DİYARBAKIR, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan kent, Mezopotamya’nın bereketli topraklarında kurulu.

Tarihi surları, kutsal mekanları, mağaraları, Dicle Nehri’nin hayat verdiği renkli ve çok kültürlü coğrafyası ve doğal güzellikleriyle 9000 yıllık tarihi geçmişe sahip olan kent kendine özgü kültürel dokusu ve yemek kültürü ile Anadolu’nun zenginliğini yansıtıyor.

İlk durağımız olan  Anadolunun en eski cami olan Ulu Camii’ye geliyoruz. Diyarbakır Ulu Cami, İslam aleminin 5. Harem-i Şerifi olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Camide sibernetiğin babası olarak kabul edilen ünlü bilgin El Cezeri'nin yaptığı güneş saati bulunmaktadır.
 
UluCamii ziyaretimizden sonra Ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı Müzesine geçiyoruz. Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yer alan bir müzedir. Diyarbakır doğumlu şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın doğup büyüdüğü evdir.

Gezimize Sülüklü handan devam ediyoruz., Diyarbakır'ın merkez ilçelerinden olan Sur'da yer alan tarihî bir handır. 1683'te Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve onun kız kardeşi Atike Hatun tarafından inşa edilen han, siyah bazalt taştan yapılmıştır.Sülüklü Han, adını avludaki kuyunun içinden tedavi amaçlı çıkarılan sülüklerden  almıştır.

Sülüklü Han gezimizi de tamamladıktan sonra konaklama yapacağımız otelimize geçiyoruz.

  KONAKLAMA OTELİ : DİYARBAKIR PRESTİGE HOTEL-SV BUSİNESS HOTEL 4 ⃰ vb.
SABAH VE AKŞAM YEMEĞİ OTELDE

4.GÜN:  DİYARBAKIR- ADIYAMAN

Sabah otelimizde aldığımız kahvaltının ardından aracımıza geçerek Diyarbakır turumuza devam ediyoruz.

İlk durağımız olan Diyarbakır Kalesi veya Diyarbakır surları’na   geçiyoruz., Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yer alan tarihî bir yapı. Yaklaşık dokuz bin yıllık olan surlar, Çin Seddi'nin ardından dünyadaki en uzun ve geniş savunma duvarıdır. 2000'de yapıyı Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil eden UNESCO, 2015'te ise Dünya Mirası olarak tescil etmiştir. 

Yolculuğumuza On gözlü Köprü ile devam ediyoruz. Dicle Köprüsü, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Dicle Nehri üzerinde yer alan tarihî bir köprüdür. On açıklığa sahip olduğu için yerel halkça On Gözlü Köprü olarak bilinir.Fotoğraflarımızı çekip kahvelerimizi içtikten sonra Şehir turumuza geçiyoruz.  

Hevsel Bahçeleri, Dicle Nehri kıyısında, Diyarbakır Kalesi ile nehir vadisi arasında yer alan yaklaşık yedi yüz hektarlık verimli arazidir.Çok farklı türlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek alanlara (habitat) sahip Hevsel bahçeleri, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük kuş cennetidir. Hevsel Bahçeleri, 2013'te Dünya Mirasları listesine girmesi için UNESCO'ya aday gösterildi.2015'te ise UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edildi

Diyarbakır turumuzu tamamladıktan sonra  Komagene Krallığı’nın kalıntıları ve UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Nemrut Dağı’nın bulunduğu ADIYAMAN’a doğru yolculuğumuz başlıyor.

İlk olarak Cendere Köprüsünü görüyoruz. Cendere Köprüsü, Roma Köprüsü veya Septimius Severus Köprüsü olarak da bilinir.

Cendere Köprüsünden sonra Karakuş Tümülüsü’nü görmeye gidiyoruz. Adıyaman Kahta İlçesi sınırları içinde yer alan Kommagene Krallık Ailesi'nin kadınlarına ait bir anıt mezardır. Tümülüsün üzeri çay taşlarının yığılmasıyla oluşmuştur. Yaklaşık 20 metre yüksekliğindeki tümülüsün güneyinde dikili bulunan sütun üzerindeki kartal heykelinden dolayı yöre halkı tarafından 'karakuş' olarak anılmıştır.

Gezimize muhteşem güneş batışını izleyebileceğiniz ve birbirinden güzel fotoğraflar çekebileceğiniz Nemrut Dağı’na çıkıyoruz. Nemrut Dağı, Türkiye'nin Adıyaman ilinde yer alan 2.150 metre yüksekliğinde bir dağdır.1987'de UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiştir. Nemrut Dağı gezimizi de tamamladıktan sonra otelimize geçiyoruz.

KONAKLAMA :  ADIYAMAN ANTİOCHOS HOTEL-İSİAS-SAMOS HOTEL  ⃰ vb.
SABAH VE AKŞAM YEMEĞİ : OTELDE

5.GÜN: HALFETİ,GAZİANTEP-ADANA

Otelimizde aldığımız sabah kahvaltısından sonra Halfetiye doğru yola çıkıyoruz. Halfeti ilçesinin yüzde 80"i Birecik Barajı"nın yapımı ve evlerin su altında kalmasıyla birlikte doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor.

Fırat Nehri"nin altında kalan taş mimarisiyle "Saklı cennet ve "Kayıp kent" olarak da anılır.

Halfeti ilçesi, Türkiye'den 11 şehrin, dünyada 208 şehrin dâhil olduğu ‘Cittaslow’ (Sakin Şehir) unvanını almıştır. Halfeti tekne turumuzdan sonra Otobüsümüze geçip yolculuğumuza devam ediyoruz. Kelaynak kuşları gözlem merkezine giderek rehberimizin anlatımını dinliyoruz.

Gaziantep turumuzu burada bitirdikten sonra Adana’ya hareket ediyoruz.

Ardından hep beraber 2013 yılında başlayan , Türkiye’nin ilk karnavalı olma özelliğine sahip, konser, sergi, gösterileri ve katılımcıların renkli kostümler giydiği kortej yürüyüşü ile dikkatimizi çekecek olan Portakal Çiçeği Karnavalına katılıyoruz. Daha sonra festival içinde serbest zaman veriyoruz.

Rehberimizin belirlediği saatte buluştuktan sonra konaklama yapacağımız otele doğru hareket ediyoruz.

  KONAKLAMA :  ADANA VEYA MERSİN BÖLGESİ OTELLERİ   ⃰ vb.
SABAH VE AKŞAM YEMEĞİ : OTELDE

Sabah kahvaltımızı aldıktan sonra   Gezimize ilk önce eski Adana, meşhur Taşköprü’yü,  Sabancı Camii, Adana Ulu Camii, Büyük saat kulesi ve şehir merkezi gezilerimizi tamamlıyoruz. Dönüş yolculuğuna geçiyoruz.

      Turumuzu tamamladıktan sonra   aracımıza binerek dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Yolculuğumuzun ardından  Siz değerli konuklarımızı, daha sonra ki gezilerimizde buluşmak dileği ile aldığımız noktalara bırakıyoruz. 

      Bizleri tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.


DÖNÜŞ

ÜCRETE DAHİL HİZMETLER
  • 5 GECE OTEL KONAKLAMA
  • 4 GECE AKŞAM YEMEĞİ

Bu içerik 468 defa okunmuştur.

Bu İçeriğe Henüz Yorum Yazılmamış.

Tüm Sağlıkta Çalışanlar Derneği - Yorum Yaz

Haber bulunamadı!

Benzer İçerikler

Advertisement

Anlaşmalı Firmalar

Yek Eğitim Kurumları